Ah tatlı spontan
toprak ne sıklıkta
düşkün

parmakları
arzulu filozofların çimdikledi
ve
dürttü

seni
,yaramaz başparmağı
bilimin kurcaladı
senin

güzelliğini .ne sıklıkla
dinler aldı
cılız dizleri üzerine
sıkıştırdı ve

örseledi seni yaratırsın belki
tanrılar diye
(fakat
doğru

eşsiz
ölüm döşeğine sadık senin
ritmik
sevgilin

sen hepsine sadece

tek yanıt verdin

bahar)

~ e.e cummings

Sizlere, yerlerde sürünmenin sonunda nasıl ateş yiyip ateş üflemeye noktasına geldiğimi anlatayım …

Altı hafta boyunca Aytül Hasaltun’un koçluğu ile Gelişimsel Hareket Desenleri / temel nörolojik kalıpları çalıştım…

Bu ilk kez değildi, ama transformasyonumdan sonra ilk, acı-bedenime güle güle dedikten sonra ilk, yeni iyileşen ağrılı bedenimin sınırlarına dair yeni bir anlayış kazandıktan sonra ilk, cehennemim, dipsiz kuyu olan zihnim ile yeni bir uzlaşmaya vardıktan sonra ilk…

Kışın başlamıştık. Soğuk, ölü, umutsuz, karanlık. Bedenim gergin, ağrılı, tatsızca gebe olacaklara. Sonra, Bahar geldi. Hem takvimde, hem bedenlerimize. Bahar yeniden doğuş. Doğum sancılı, acayip, güzel.

 

Musing the fire burned
Ashes to ashes, dust to dust
Re-membering my body

 

NEFES en temel kalıp, hayatımız nefese bağlı. Nefes hareketliliğin anahtarı olarak bedende akışı oluşturur. Nefes ilk iç deneyimimizdir, iç ile dışı bağlar, bizi iç-algılarımıza bağlar.

İç-algı, vücudun kendisini hissetme yeteneğidir, vücudumuzun mekanda nerede olduğunun farkındalığını ve vücudumuzu kontrol edebilme yeteneğini mümkün kılar.

MERKEZ-UÇ BAĞLAMI / MERKEZDEN YAYILMAvücudun merkez çekirdeğinde başlar ve torso boyunca proksimal eklemlere, orta ekstremite ve ekstremitelerin distal uçlarına kadar yayılır” (Hackney 2002: 72).

Uyarılınca uzantılarını merkeze doğru çeken bir deniz anemonası gibi, insan bedeninde omurga (baş ve kuyruk), kollar ve bacaklar aslında sanki altı uzuv oluşturuyorlar. Kollar, iki boyutta göbek merkez olarak birbirinden uzaklaşıyor, ve eskiden göbek bağının olduğu merkeze doğru cenin pozisyonuna geri çekilebiliyorlar.

Peggy Hackney’ye göre, Merkez-Uç hareket biçimi, nefes kalıbındaki ‘Birlik‘ in aksine “temel bir ‘İkilik‘ modeli” oluşturuyor. Bu kutuplar şu şekilde olabilir: “Ben-ben olmayan“, “Kabul-Red“, “İçeriye-Dışarıya“, “Toplama-Dağılma“, “Yönelmek-Uzaklaşmak“, “İç-Dış“, “İçeri almak-Dışarı vermek” “Alıcı-Dışavurumcu“. (Hackney 2002: 88)

AĞIZ Merkez-Uç bağlamından kendini ayırır, omurganın gelişmesinin başlangıcıdır. Ağzı genişçe açmak ve yemeğe doğru ulaşmak, omurganın üst kısmını genişletir, uzatır ve açmaya başlar. Longstaff, 2004, Özet.

Bunlar, çalıştığım temel kalıplardan üçü. Sonra ateşi, ben-ben olmayan ikiliğini çalışmak için aşırı derecede tehlikeli bir nesne olarak bağlamlamaya çalıştım.

.

.

.

Sonu ise kutlama! Nefes ve Ateş’in kutlaması, benim kutsal olmayan kutsalım. İkiliklerin farkındalığının kutlaması, ki zarar görmeden ateşi öpmemi mümkün kılıyor.

Partnerim E. Döşlü rasgele sözcükler yazılı kağıtlar atmıştı etrafa. Biri kazara parmaklarıma yapıştı, ben de onu alıp yaktım. Sözcük “AŞK” idi.

 

* * *

Ritüellerim en derin doğamla bireysel tecrübemi bir araya getiriyor; noktaları birbirine bağlıyor – adeta bir sinir sistemi gibi.

 

Salmak istediğim şeyi yakıyorum; merkezimden bir şeylerin dışa açılmasına izin vermenin bir yolu olarak, dönüşümün gerçekleşmesine izin vermek için.

 

Hareket özümü hissetmemi sağlıyor. Öyle ki, en temel hareketlerimiz, bazen kozmozdaki kaos ve yaratıcılığın karmaşık dehasını bir an için gösterebilir bize.

 

Referanslar:

Hackney, Peggy. Making Connections: Total Body Integration Through Bartenieff Fundamentals, 2002

Longstaff, JS. Bartenieff Fundamentals and Developmental Movement Patterns Summary, 2004

Videodaki şiir: The Waste Land, TS Eliot, Türkçesi
Videodaki şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz, sözleri Children of Cain, Marilyn Manson